"Each problem that I solved became a rule which served afterwards to solve other problems."
Rene Descartes (1596-1650), "Discours de la Methode"
brain jockey COD IV crysis dave barry desert eagle directx 10 directx 9 Emre Akoz Engin Ardic humor mods music philosophy politics quotes screen shots siyasal sosyoloji sourtimes stalker turkiye

Latest Updated Posts
1 Are you another one? Or are you just like the other one?
(269)
2Upgrade from Girlfriend v7.0 to Wife 1.0 / Girlfriend Versions
(794)
3 Upgrade from Girlfriend v7.0 to Wife 1.0
(496)
4 Dead iphone save trick
(436)
5Funnies / Saying Goodbye to Mother
(1,794)
6Funnies / George Carlin's Views on Aging
(1,016)
7 The Paradox of Our Times
(1,179)
8 The Art Of Peace | O Sensei
(929)
9 Meditation Is Not a Medicine
(1,172)
10 There Will Be a Way
(511)
Most Popular Posts
1Down at the Shooting Range | by the Delaware Water Gap / fernando
(397,482)
2brynn / re: brynn
(369,900)
3Down at the Shooting Range | by the Delaware Water Gap / brynn
(368,668)
4Down at the Shooting Range | by the Delaware Water Gap / brynn
(368,311)
5 Down at the Shooting Range | by the Delaware Water Gap
(264,855)
6Down at the Shooting Range | by the Delaware Water Gap / And Then There Were Trees, and Bullets, and Guns, and Horses, and Indians and Outlaws | What What West...
(215,908)
7Chevrolet Mako Shark Corvette Concept | 1961 / Corvette Stingray Sport Coupe | 1963
(53,308)
8 Chevrolet Mako Shark Corvette Concept | 1961
(48,499)
9Crysis Single Player Custom Maps / Crysis Warhead | The Expansion Pack
(17,241)
10S.T.A.L.K.E.R. Clear Sky | Screenshots (DX9) / S.T.A.L.K.E.R. Clear Sky | Screenshots (DX10 - DX10.1)
(16,225)
posts rssPosts RSS Add to Google
blog rssBlBlog RSS Add to Google
SokSa is a Microsoft WebSpark Member
Sign In
 

Maria Rita'dan kim özür dileyecek? | Engin Ardic

icy | Friday, December 18, 2009 8:31 PM
Tags: Engin Ardic

Bu yazı herkese "dam üstünde saksağan" gelecek, davulcu yellenmesi gibi kaynayıp gidecektir... Çünkü içinde İlker Başbuğ, Ahmet Türk, Emine Ayna gibi isimler geçmemektedir.
Internet sitelerinde "tıklama" alsa da yazdım, almasa da yazdım.
Bundan otuz yıl önce, her sene olduğu gibi, Eurovision şarkı yarışmasının "elemeleri" yapıldı.
Birinciliği, Maria Rita Epik adında bir kız kazandı.
Önce yabancı sandılar. Hayırlar ola, Eurovision'da bir türlü başarılı olunamayınca Avrupa'dan "ithal şarkıcı" mı getirtilmişti?
Sonra baktılar, kız İzmir doğumlu bir Türk vatandaşıydı.
"İtalyan asıllı" olduğu söylendi. O zamanlar "levanten" kelimesi pek bilinmiyordu. İzmir'de kimlerin yaşamış olduğuna dair de kimsenin bir fikri yoktu.
Kızın isminin Maria Rita olması rahatsızlık yarattı. "Yahudi" olduğunu söyleyenler bile çıktı, sanki Yahudi olmak suçtu ya da utanılacak bir şeydi.
Adı Maria Rita olan bir kızcağız, Türkiye'yi temsil edebilir miydi, edemez miydi? Gerçi bestesini Türkçe yapmıştı ve bizden daha güzel Türkçe konuşuyordu ama...
Edemez dediler, kızı yarışmaya göndermediler.
Bahane olarak, yarışmanın Kudüs'te yapılacak olması, Arap dünyasının buna göstereceği varsayılan tepki falan filan kullanıldı. O dönemde yaşanan ekonomik krizde ("döviz yok" bahanesi) öne sürüldü.
TRT yarışmadan çekildi. Kızın sevinci kursağında kaldı. Hatası, vatanını ciddiye almak ve benimsemek, Anayasa'ya güvenip kendini bizlerle eşit sanmak olmuştu!
Maria Rita şimdilerde olgun bir hanımefendi. Başına gelenlerin burukluğunu o günden beri taşıyor mu, yarım ağız da olsa bir özür bekliyor mu, yoksa bütün bunların üstüne bir sünger mi çekti, bilemem.
Ama Türkiye'nin "nereden nereye geldiğini" izleyip seviniyor olsa gerektir...
Türkiye'nin daha da ileri gitmesi gerekmektedir.
Bir süredir, dış ülkelere görevli olarak gönderilmek üzere "gayrımüslim" vatandaş aranıyor. Özellikle Avrupa Birliği nezdinde bizi "temsil" edecek vatandaşlar.
Yani, onların da "Türk vatandaşı" olduklarını ele güne tescil edecek vatandaşlar...
Kulağıma geldiğine göre, cemaatler pek yanaşmamışlar. Ya burun kıvırmışlar, ya da çekinmişler.
Oysa bu ülkede "Türk ordusunda deniz subayı olmak isterdim, yapmadılar, taverna şarkıcısı oldum" diye acı acı yakınan insanlar da yaşarlar...
Müslüman ve Türk kökenli olmayan ama Türk vatandaşı olan bir "resmi görevli", Avrupa'nın ülkemize bakışını bir anda değiştirir!
Paris'te Kürt kökenli bir Türkiye büyükelçisi, Hamburg'da Ermeni kökenli bir Türkiye başkonsolosu, Londra'da Yahudi kökenli bir Türkiye ticaret ataşesi, Roma'da Rum kökenli bir Türkiye turizm bürosu müdürü, Avrupa Birliği'ne "gerçekten" girmek istediğimizin sağlam bir kanıtı olurdu!... Üstelik bu "Osmanlı diplomasi geleneklerine" de uygundur.
"Tek seçici" olsam Eurovision'a da Hayko'yu ya da Rojin'i gönderirdim. Belki kazanamazlardı, zarar yok. Eurovision'da müzikten başka herşey var maşallah. Başka bir "mesaj" vermiş olurduk.
Uçuyor muyum? Uçuyorum tabii.
Uçmazsanız yerde kalırsınız. Onlar uçarlar, siz yürürsünüz. Çoğu zaman da Mehter adımıyla...

Engin Ardic; Sabah Gazetesi; 19 Aralik 2009


[SokSa]Icy© 1999,2000,2001,2002,2003,2004,2005,2006,2007,2008,2009,2010

I've been coding this site for myself since 2004. It will never be complete. I have accepted this. I'll always take one look at any part of it and wonder why I did what I did the way I did it and not this other way that could've been, not necessarily better, but, what if... Or some new framework will be released and I will be tempted to use the "new" one instead of the old one. If it ain't broke, don't fix it. There is much truth to these words.

"A tailor can never mend his own dress." - Turkish proverb.

du dud di?

Your Ad Here